30 Temmuz 2011 Cumartesi

Şarkılarda düşünmek...

Bu ara dinlediğim Türkçe şarkılar...

Özge Fışkın - Kalbinden Vursun
Feridun D. - Alev Alev
Giripin - 5
3.1 - Dediler ki ... klibi seyretmeden ama çünkü filmi hatırlatıyor :(
Malt - Deprem + Yeniden
Yüksek Sadakat - Ben seni arayamam
Mavi Sakal - İki Yol + Başladım Yürümeye
Manga - Cevapsız Sorular
Badem - Kalpsiz
Vega - Serzenişte + Bu Sabahların Bir Anlamı Var
MFÖ - Bazen + Gözyaşlarımızı Bitti Mi Sandın
Duman - Bu Akşam + Senden Daha Güzel
Ezginin Günlüğü - Yastıklı Şarkı


vesaire vesaire...
Bir sürü şarkı var aslında ama ilk olarak bunları paylaşayım dedim..

To be continued :)

27 Temmuz 2011 Çarşamba

Eski defterlerin sayfalarından...

........
Onunla olan ilişkisiyle, geçmişine misilleme yapmak istiyordu adeta ama hayatla ödeşmek istemiyordu. Evet alacaklıydı hayattan ama galip gelmek bile korkutuyordu onu.. Galip gelmek dengesini bozacaktı... Geçmişinin gölgesinde kurduğu mutsuzluklar ülkesinin kralı yapmıştı kendini. Kaybedenlerin (kendi kelimesi ile "looser"ların) otokontrolü en yüksek olanıyım diyordu kendisi için hep. Ruhuna sinmiş pis kokulu bir karamsarlık vardı ama aslında tam olarak ona ait de değildi..  Bu koku onun üzerinde eğreti duruyordu...

İlişkilerinde yarattığı çelişki de işte bu noktada ortaya çıkıyordu. Tuhaf bir denge kurmuştu aslında hayatında. İşte bu yeni ilişkisi bu dengeyi bozuyordu, halbuki dengeyi sağlamak için diğer keseyi biraz doldurmak onun elindeydi ama ilişkisinin bindiği keseyi boşaltmaya karar vermişti. Daha kolaydı.. Korkuları her zaman olduğu gibi kontrataktan gol atmıştı hayatına... 
 
İşte o an... dengesinin kurulduğu an... benim dengesizliğim başlıyordu... İşte o an.. bende ne varsa görülen, onun yokluğu idi. O andan itibaren terazi onun için farklı benim için farklı dengedeydi... 

Benim denge teorim.. işte böyle başladı...

09.Ocak.2003
İstanbul 

26 Temmuz 2011 Salı

Keyif...


"Eski bir evi yıkarken, yenisini yaptığımızda kullanılmak üzere, yıkıntıları genellikle saklarsak; öylece, görüşlerimden temelleri çürük olduğu yargısına vardıklarımı yıkarken, türlü türlü gözlemlerde bulunduğum gibi, birçok deneyimler de ediniyordum" 

Descartes Metot Üzerine Konuşma adlı kitabından...

Fransızcasını yazmak istedim ama ayıp olmasın bilmeyenlere:) Üniversite hazırlık 2'de okumuştuk bu kitabı Felsefe dersinde.. Kitap elime geçti, kitaplıkta kitap karıştırırken..  

Bu arada insanlara açıklamak ne zordu, biz 2 sene hazırlık okuyoruz çünkü fransızca tedrisatlı bir okuldan gelmedik :) off off kimse inanmazdı, kaldın değil mi bakışlarını yine görür gibiyim :D

Neyse konumuza dönelim, altını çizmişim kalın bir kalemle kitapta bu cümlenin.. Hayatımdaki bazı olayların da altını çiziyorum bu ara kalın kalemle ki hatırlayayım yeni şeyler inşa ederken eskilerinden tecrübe edineyim diye.. 

Ama bu gerçekten de iyi anlamda söylenmiş bir söz...  Merak etmeyin, melankoli çemberine girmedim ve de çelişkilerime işemiyorum... 

Yaşamak gerçekten de güzelmiş.. keyif almasını bildiğinde.. hatta kendime kaldığımda bile...

İyi geceler olsun...

Not : bu sefer resmi sağ tarafa koydum.. değişik açıdan bakayım diye yazdıklarıma :)

23 Temmuz 2011 Cumartesi

-de hali... gereksiz...

Öyle bir roman kurgusu geliyor ki aklıma, kendime bile bazen itiraf edemiyorum... çok acımasız... Ama yazmam lazım biliyorum, bu beyin beni öyle zorluyor ki... yaz artık diyor... offfff.....



9 sene önceki günlüğümü buldum bugün...
Aslında öncesi de var.. ama baktım ki babamı kaybettiğim sene ile beraber bu deftere başlamışım... eskilere gittim..

İyi değil biliyorum eskilere gitmek:) gereksiz diyor(um).. olmuş bitmiş durumunu hatırlatıyor.. hatta dön diyor bir an önce (kim mi : yeniyetme kitaplar, makaleler, sağdaki soldaki yazılar vs vs) .. bugün diyor önemli olan.... 

Ama olmuyor ki.. olamıyor işte bazen...


Hayata "demotivée" olmak..("feminen"im ya o yüzden fazla e var :). Türkçe'de ayrı yazılan "de" neden bu kelimeden de kopup gitmiyor ki! Çek git hayatımdan.. istemiyorum seni yahu!! Kop git beni rahat bırak "de" kardeş :) Türkçe'de sağdan soldan ekleniyorsun ok ama dilimize zaten sonradan bir arkadaşa bakıp çıkacağım diye girmiş olan fransızca önekine isyanım var!!! Azat et bizi.. yani beni sadece....

Motive olmak istiyorum... hayata... sana..

@de hali... nden...uzak durmak gerek!!! 

14 Temmuz 2011 Perşembe

31,5'tan 32....

Yaş 32... aslında 31,5... ama yuvarlayınca 32:)

Ve bu yaşta farkettim ki başkalarına şunu yapman gerek bence dediğimiz şeyler aslında kendi yapamadıklarımız, hatta delice isteyip de yapamadıklarımız.. ya cesaret edemediğimizden, ya henüz o kafada olmadığımızdan, ya hala umut ettiğimizden vesaire vesaire....
 
O kadar çok "şey" geldi ki aklıma bir anda... nerden başlasam nasıl anlatsam bilemedim..  "şey" kelimesi ne güzel bir kaçıştır... özetler  ve uzaklaşırsın... sığınırsın bulmak istemediğinde.. hatta bazen bulamadığında... neden bulamamşıssındır hatta o konuya hiiiiiç girmiyorum... 


Bu akşam telefonda bir arkadaşımla konuşurken resmen aslında yapmak istediklerimi söylerken buldum kendimi... Geç farkettim.. Doğru olan budur diyemedim zaten.. Benim doğrum bu, ben yapamıyorum sen bari yap demek istedim sonra tekrar arayıp...  yapamadım... Ama o bunu duymak istemiyordu zaten!!!! Farkeder mi.. bilemedim...  İstediğini verdim.. kapadım telefonu.. sonra döndüm kendime.. hatta bir bira açtım.. beynim çalışsın diye... biraz da uyuşsun diye...

Hayat garip ama yine de güzel...

Bir yudum da onun için alayım...

Şerefe sevgili okur....

EcE

Dünya...

Bu ara yazamıyorum... Kelimeler sereserpe..
Kafayı toplayamıyorum bir türlü...ki toplasam kelimelerimi de derleyip toplayacağım..farkındayım..  

Ama gelecek inşallah devamı yazılarımın...

O yüzden şarkılarla devam...

ve o zaman Teoman'dan gelsin :

Midem bulanıyoor
Galiba dünya tuttuuuu
Beni hep unuttuuuu :)))

EcE

5 Temmuz 2011 Salı

(G)Ece'nin 5 hali...

Gece misin gündüz müsün diye sorsalar hiç kuşkusuz "gece" derim.. İsmimin, gecenin içinde geçiyor olması ile alakası yok kesinlikle:) 

"Gecelere sor beni, gün dediğin nerden bilir ki halimi" sözleri çok net, pürüzsüz açıklar aslında neden cevabımın gece olduğunu... Bu sözleri keşke ben yazabilmiş olsaydım diye gıpta ettim birden Aysel Gürel'e... büyük kadın valla... Rahmetle analım kendisini bu arada bu güzel sözlerin yazarı olarak...

Geceleri  başka bir insan oluyorum.. kendim oluyorum aslında belki de..   Zaten bir nevi Dr.Jekyll and Mr Hyde tadında yaşıyorum hayatı...Olmam istenen ben gündüzleri sahnede rolümü oynuyorum ve geceleri de kendime dönüyorum.. sığınıyorum.. İşte o yüzden gecelere sormak lazım beni...  


(G)ece- dinler bir tek beni
(G)ecey-i içerim yudum yudum rakı gibi
(G)ecey-e sor anlatsın sana herşeyi..
(G)ece-de bulurum bir ben kendimi...
(G)ece-den gayrı kim anlar ki beni...


her haliye..

Ece'nin 5 hali....

Hakkımda

Fotoğrafım
55...Hayalperest...Invisible hand'e inanmayan bir İktisatçı...Pinponcu... Sarı... Kırmızı... Arada da çelişki duvarına işiyor...